Haberler

Güç Aktarım Dergisi - Özel Röportaj

Lider Redüktör üreticisi markanın, üretim tesisini gezerek aynı zamanda satış ve servis konusunda da bilgiler alarak, sizinle paylaşmaya çalıştık.

IMAK Reduktor
 
Merhaba değerli okurlarımız, İMAK Redüktör’ ün üretimden gelen gücü ile Redüktör sektöründe söz sahibi öncü bir marka olduğunu hepimiz biliyoruz. Böylesine güçlü bir Redüktör üreticisi markanın, üretim tesisini gezerek aynı zamanda satış ve servis konusunda da bilgiler alarak, sizinle paylaşmaya çalıştık.
Bu kapsamda İMAK Redüktör Satış ve Pazarlama Müdürü Mahir Küçükbaş ile İMAK Redüktör markasının dünü, bugünü ve yarını hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Kendilerine, tüm misafirperverliği ve sorularımıza verdikleri yanıtlar için teşekkür ederiz. Şimdi sizleri bu güzel söyleşi ile baş başa bırakıyoruz.




 

İMAK REDÜKTÖR’ün gelişiminden bahseder misiniz?

İMAK REDÜKTÖR, kurucularının 1960’lı yıllardan beri elde ettikleri tecrübeyle 1973 yılında Demirkapı mahallesinde anonim bir şirket olarak kuruldu. Burada, dönemin sektörel ihtiyaçlarını iyi analiz ederek helisel dişli redüktör üretimi yapmaya başladı. Daha sonra da ağır hizmet tipi ve sonsuz vidalı redüktör üretimine geçerek büyümesini sürdürdü.1998 yılında Pendik’te bulunan 16.000 m2 yüzölçümlü bir fabrika kurdu. Modern teknoloji kullanarak sessiz ve titreşimsiz redüktör ve varyatörler üretmeye başladı. 2016 yılında, bu fabrikaya 2500 m²’lik bir alan daha eklenerek mekanın son modernizasyonu yapıldı. Aile şirketi olarak kurulan İMAK, tüm iç yönetimi zamanla profesyonellere bıraktı.


 

İMAK REDÜKTÖRÜN faaliyet alanları nelerdir?

Bizim ürünümüz, inşaat makinalarından tutun, tarım makinalarına, vinçlerden tutun, Meyve suyu sıkma makinalarına kadar küçük ya da devasa yapılar fark etmeksizin, hareketin olduğu her yerde kullanılmaktadır. En basit tabiri ile İMAK REDÜKTÖR, içten yanmalı motorlarda ya da elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinalarda kullanılan endüstriyel tip dişli kutularını üretmektedir. Redüktörlerimiz, çimento, gıda, paketleme ve kaldırma ekipmanları gibi daha birçok sektörde kullanılmaktadır.
IMAK Reduktor


 

Spesifik bir uygulama için yaptığınız üretimler var mı?

Her firmanın sektöre özel ihtiyaçlarına yönelik tasarladığı ürünler olabileceği gibi, genele hitap eden ürünleri de olabilir. Örneğin, otomobil lastiği üreten bir firma, F1 arabalarının lastiğini F1 pistlerine özel üretirken, aynı zamanda standart otomobil lastiği de üretebilmektedir. Bizim de, cam işleme makinaları, vinç kaldırma ekipmanları, elevatörler için özel ürettiğimiz ürünler var ve bunlar sadece oralarda kullanılıyor. Arıtma tesisleri için ürettiğimiz ürünler var ve onlar sadece orada kullanılıyor. Ancak, aynı ürün tipinden farklı gövde ölçütü ve moment aralıklarıyla tüm sektörlerin kullanabildiği üretimlerimiz de bulunmaktadır.


 

Müşterileriniz için yaptığınız en faydalı uygulama neydi?

Bildiğiniz gibi sanayinin belli ihtiyaçları var ve bu ihtiyaç doğrultusundakarar verme yetkisi bulunan her satın almacı, her şeyi bilmek zorunda değil. Belki belirli ürünleri bilebilirler ama bizim ürettiğimiz ürünü bizden iyi bilemezler; biz bunun farkındayız. İşte tam olarak burada farkımız doğuyor: profesyonel ve tecrübeli mühendis kadromuzu sahaya indirerek, son kullanıcının bakım ve satın alma kadrolarını içeren eğitimler veriyoruz. Aksiyonumuz özetle, kullanıcının fabrikasındaki problemli alanları ve ürünleri tespit etme ve farklı uygulamalar için tercih edilmesi gereken ürünlere yönelik tavsiye verme şeklindedir. Tüm bunlar yerinde ve ne kadar vakit alırsa alsın, o kadar zaman ayrılarak yapılmaktadır. Amacımız her zaman hızlı aksiyon alarak talep karşılamaktır. Türkiye’deki üreticiler bizler için özellikle çok önemli olduğundan bir pazar analizi yaptık ve çoğu markanın sunduğu bir hizmet olmasına rağmen ciddi bir eğitim açığı olduğunu gözlemledik. Pek çok firma teknolojinin de sayesinde çok kaliteli tezgahlar ve test cihazları üretebiliyor, ancak artık mesele sadece ürün üretmek değil. Kullanıcıların farkındalığını yükselterek, farklı açılardan tatmin de sağlamak gerekiyor. İMAK REDÜKTÖR olarak bizler, müşteriyi bilinçlendirme ve problem çözme yönünde ilerlemekteyiz. Elde ettiğimiz referanslar sayesinde yeni taleplerin de geliyor olması, işimizi doğru yaptığımızı göstermektedir.


 

Pazarın ihtiyaçlarını nasıl analiz ediyorsunuz?

Eskiden, bir şeyi üreten, satabiliyordu. Şimdi ise, satabileceğin şeyi üretmek gerekiyor. Biz de bunu belirlemek için Türkiye’nin dört bir yanını dolaşıyoruz, hem de çok dolaşıyoruz. Büyükten küçüğe her işletmeyi ziyaret etmeye çalışıyoruz. Yeni ürün tasarımlarımızda neyi ön plana çıkartırsak müşterilerimizin işlerini kolaylaştırabileceğini belirlemeye çalışıyoruz. AR-GE ve pazarlama birimlerimizin birbirleriyle koordineli çalışmasını sağlayarak, analiz ettiğimiz pazar ihtiyaçlarına hızlı tepki verebiliyoruz. Örneğin kimya sektörü için zorlu uygulamalarda kullanılmak üzere özel ürünler tasarlayabiliyoruz. Ayrıca, kendi ürünlerimizin üzerinde sektöre özel modifikasyonlar yapabiliyoruz. “Redüktörlerin, bakım periyotlarını ve donanımsal problemlerini online olarak üretici ya da firma sahibine haber vermesi üzerinde çalışıyoruz.”

Sektörünüzde bugünlerde hangi trendi gözlemliyorsunuz? Pazarı domine eden trendler nelerdir?

Bildiğiniz gibi Endüstri 4.0 gibi bir kavram var ortada. Bu kavram, bazı çevrelerce Almanya’nın tekrar üretimin merkezi haline gelip üretimi Çin’den alarak, Avrupa’ya kaydıracağı şeklinde yorumlanıyor. 2012 yılından itibaren gündemde olan bu trend, ürünün, sistemin ve müşterinin online olarak birbirine bağlanabilmesi fikrini temel edinmektedir. İMAK REDÜKTÖR olarak elbette olası bu dönüşümü hafife almıyoruz; üzerinde çalıştığımız iki tane projemiz var ki, bunlardan birini Almanya fuarında sergilemeyi planlıyoruz. Redüktörlerin, bakım periyotlarını ve donanımsal problemlerini online olarak üretici ya da firma sahibine haber vermesi üzerinde çalışıyoruz. Örnek veriyorum, redüktöre 20.000 saatte bir bakım öneriyorsak, redüktör 20.000 saat saysın ve bu limit dolduktan sonra online olarak fabrikaya ya da bakım ekibine e-posta atsın. Çünkü sektörün en büyük problemlerinden biri bakımsızlık. Halbuki bütün ürünler arıza vermeden önce bir sinyal verir; ses çıkartır, ısınır, yüksek amperler çekerler vb. Kısacası, öksürmeye başlarlar. Ama bu çoğu zaman ürün farklılıkları ve yeterli bilgiye sahip olunamayışından dolayı, çok geç olana kadar fark edilemez. Biz bu tasarımı gerçekleştikten sonra, hemen alım yapılamayacağının farkındayız. Almanya’nın bile bu süreci 10-15 yılda tamamlayabileceği konuşuluyorken, Türkiye’de bu süreç 30 yılı bulabilir. Buradaki amacımız bir Türk firmasının bunu başarabilme dirayeti ve profesyonelliğinin anlaşılabilmesidir. “Önümüzdeki senelerde sektöre özel ürün tasarlamanın biraz daha yararlı olacağını düşünüyoruz. “

Değişimi nerede görüyorsunuz, yakın, orta ve uzak gelecekten beklentileriniz nelerdir?

2016 yılının sektör açısından verimli geçen bir yıl olduğu söylenemez, hatta neredeyse 2015 yılının gerisinde kaldı bile denilebilir. İMAK REDÜKTOR, 2016 yılının bu durgunluğunu farklı sektörlere girerek atlattı. Ülke içindeki sıkıntılar nedeniyle, tanıtım organizasyonlarımızda ağırlığı yurt dışına verdik ve 2016 boyunca 11 tane yurt dışı fuarına katıldık. Yurt dışı fuarları kesinlikle daha verimli geçiyor; biz burada müşteri kazanmaya çalışırken, orada distribütör kazanabiliyoruz.İnsanlar artık Türkiye’ deki fuarlara çok fazla ilgi göstermiyorlar gibi görünüyor. Önümüzdeki senelerde sektöre özel ürün tasarlamanın biraz daha yararlı olacağını düşünüyoruz. Çünkü, birçok firma optimum çözümler üreterek kendi makinalarını geliştirme yönünde ilerliyor. Tasarımlarında hangi redüktörü kullandıklarında daha iyi sonuçlar alabileceklerini bilmek istediklerinden, redüktör imalatçılarıyla dirsek teması içindeler. Redüktör imalatçıları da, hangi motoru kullandıklarında daha iyi sonuçlar alabileceklerini bilmek istediklerinden, motor imalatçılarıyla dirsek teması içindeler. Bu bir bilinçlenme hareketidir ve doğru okunmalıdır. Eskiden insanlar kapalı kutuydu; tasarımları veya çizimleri paylaşmazdı. Artık, randımanı arttırmanın yöntemlerini arıyorlar ve makinanın kompleks bir oluşum olduğunun farkına vardılar. Dolayısıyla her bir parçanın uzmanıyla iletişim kurabiliyorlar. Dubai, Polonya ve Fas’ta stok ve montaj sahalarına sahip olmak istiyoruz. Bu konudaki projelerimiz Dubai ve Polonya’da aktif olarak devam ediyor.

Sürdürülebilirlik kavramı İMAK REDÜKTÖR için ne ifade ediyor?

Sürdürülebilirliği, var olabilmekle eş değer tutuyoruz. Var olabilmek için ise ileriye uzanmamız ve yatırımlar gerçekleştirebilmemiz gerektiğine inanıyoruz. İMAK REDÜKTÖR, kriz dönemlerinde bile yatırımlar yaparak tezgah parkını genişletme yoluna gitti ve her sene %10-12 personel kadrosunu arttırdı. Dönemi iyi okuyarak ve kontrollü hareket ederek yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Önümüzdeki yıllarda ikinci bir fabrika kurma niyetimiz var.

Bayilerinizle olan iletişime ve onlara sunduğunuz ayrıcalıklara değinir misiniz?

Öncelikli amacımız kaliteli üretim olduğundan, pazarlama stratejimiz gereği bayilerimizi sahada değerlendiriyoruz. Bayilerimiz enerjilerini pazarlamaya harcarken, biz üretime odaklanıyoruz. 26 tane bayimiz var, Türkiye’nin her bölgesine ulaşabiliyoruz. Bayi kanalıyla yayılmayı daha uygun buluyoruz. Pazarlama aksiyonundaki başarı, ürünün tam teşekküllü tanınmasıyla doğrudan ilişkili olduğundan, bayilerimize ürün hakkında eğitimler veriyoruz. Hava muhalefeti ve terör olayı gibi bir durum olmadığı sürece, 24 saat içinde Türkiye’nin her noktasına servis garantisi veriyoruz. Ayrıca, ürettikleri ya da üretmek istedikleri projeler için destek istediklerinde, onlara mühendislerimizi gönderiyoruz. İhtiyaç duyan firma bunu talep ettiğinde, saha ekibimiz ekipmanlarıyla gidip çözüm üretene kadar eğitimler veriyorlar. Yararlandığınız mevcut yönetmelikler veya düzenlemeler var mı? Yerli üretimin kalkınması için atılması gerekli olduğunu düşündüğünüz adımlar nelerdir? Belirli bölgelerde tezgah parkını genişletmek için yaptıklarımıza devlet desteği alıyoruz. Firmaların yurt dışıyla bağlantı kurma süreçlerini kolaylaştıracak ve destekleyecek adımlar atılmalı. Belirlenen bölgelerdeki fuar ve katalog organizasyonları için sağlanılan teşviğin ne derece etkili bir yöntem olduğunu tartışılmalıdır. Kanaatimce, firmaların tanıtım organizasyonlarının yanında, AR-GE çalışmalarına da desteğin arttırılması yararlı olacaktır. Bu noktada KOSGEB ve TÜBİTAK gibi kurumların üst seviye çözümlere destek sunabilmesi gerekmektedir.